Bu aşk öyküsü, iki insanın birbirine duyduğu aşk değil, bir grup insanın hayata ve birbirlerine duyduğu aşkın ve sevginin hikayesidir.
Filmde, doğudan batıya, mekteplisinden köylüsüne, gencinden yaşlısına sevginin her türlü motifi hem duygusal hem de esprili bir dille anlatılır.
Kalplerimizi ısıtan tüm anlar ve bizi biz yapan tüm değerlerimiz daha önce hiç düşünmediğimiz yada hissetmediğimiz şekilde seyirciyle buluşturulur.
Ve der ki : Sevgi asla yarına ertelenmeyecek, insanoğlunun en büyük ve görkemli eylemidir.
300.000’e yakın Amerikalının öldüğü ya da Kuzey İrlanda’ya yerleştiği 2. Dünya Savaşı sırasında, 1 Haziran 1944’te 10 genç askerin içinde bulunduğu B-17 uçağı yoğun bir sis içerisinde kalır ve Belfast Cave Tepesi’ne çarpar. Kaza gerçekleşmeden önce bir asker nişan yüzüğünü uzaklardaki sevgilisine ulaştırması için köylülerden birine emanet etmiştir. Yüzüğün yıllar sonra ortaya çıkmasıyla, geçmişten kalan bazı sırlar da gün yüzüne çıkacaktır.
Kalıpları ve sınırları olan genç moda editörü Yağmur (Dicle Kartal) erkek kardeşi Bulut’un (Çağrı Aslan) eşcinselliğini kabul etmemektedir.
Oyun yazarı olmak isteyen Bulut “Fabrika” adını verdiği evinde, kendine Andy Warhol’culuk oynadığı bir dünya yaratmıştır. Yağmur sevgilisi Kaya’nın (Fatih Günaydın) evlilik beklentisi ile boğuşurken, Bulut’da erkek arkadaşı Kaan’ın (Şenol Demir) dünyasına ayak uydurmaya çalışmaktadır.
Bu iki kendi içinde farklı çatışmaları olan ilişki devam etmeye çalışırken bir ölüm haberi her şeyi değiştirecektir. Yağmur’un yakın arkadaşı Efe “nefret cinayetine” kurban gitmiştir. Bunun üzerine Yağmur bir karar verir: kardeşini “tedavi ettirecek, onu kurtaracaktır”. Sonunun Efe gibi olmasını engelleyecektir.
İki kardeşin çıkacakları bu traji-komik yolculuk yıllarca bastırdıkları ne varsa su yüzüne çıkaracak, onlara yeni bir hayatın kapılarını açacaktır.
Çin’in dört büyük klasik romanından biri olan “Romance of the Three Kingdoms”dan uyarlanan ve iç savaş yüzünden ülke karşıt güçlerce parçalanıp sonunda üç rakip krallık arasında bölüştürülen Çin tarihinin en karanlık dönemi M.S. 190 – 280 yılları arasında geçen “Three Kingdoms – Resurruction of the Dragon”, ülkesinin birliği ve barış için savaşan ve yiğitliği ve savaştaki üstün yeteneğiyle yükselip tüm Çin’de tanınan bir kahraman olan sıradan bir adam ZHAO ZILONG’un hikayesini anlatıyor.
Zhao’nun dövüşerek birçok savaş kazanmasına ve kahramanlığının bir efsaneye dönüşmesine rağmen, yıllarca süren mücadeleye rağmen, savaş hâlâ tüm şiddetiyle devam etmektedir. Cesur savaşçı ilerlemiş yaşında, içteki ve dıştaki düşmanlarıyla savaşacağı, en son ve en zorlu savaşını kazanmak için birliklerini yönetme mücadelesi vermektedir.